Çobanlık Mesleğiyle İki Dil Öğrenip, Üniversiteyi Ödüllerle Bitirdi
Denizli'deki Gökpınar Baraj Gölü'nün kıyısında babası Hamza Toktaş'la hayvanlara çobanlık yapan genç kadın, bu süreçte İngilizce ve Almanca öğrendi. Eğitimi boyunca gösterdiği azimle üniversiteden birincilikle mezun olarak önemli bir başarı elde etti.
Denizli'deki Gökpınar Baraj Gölü sahilinde babası Hamza Toktaş ile çobanlık yaparken İngilizce ve Almanca öğrenen genç kız, üniversiteden birincilikle mezun olarak kayda değer bir başarıya imza attı.
Aslen Tavaslı olan ve uzun yıllar Almanya'da ikamet eden Hamza Toktaş, kesin dönüş yaparak dededen kalma çobanlık mesleğine yeniden adım atmasıyla birlikte doğayla iç içe bir yaşam sürdüren Toktaş ailesi, üretim ile eğitim süreçlerini bir arada yürütmeye başladı. Son 7 yıldır Gökpınar Baraj Gölü çevresindeki meralarda küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan Hamza Toktaş, kızları İlayda ve Dalya Toktaş ile birlikte sürülerini otlatmaya devam ediyor.
Almanca bilen babalarının teşvikiyle yabancı diller konusunda ilgi duymaya başlayan İlayda ve Dalya Toktaş, çobanlık yaparak İngilizce ve Almancayı akıcı bir şekilde öğrenmeye başladılar. Çobanlıkla uğraşan Dalya Toktaş, ailesine destek olmanın yanı sıra üniversite eğitimini de başarıyla tamamladı. Derslerine düzenli katılım gösteren Toktaş, yoğun yaşam koşullarına rağmen Dış Ticaret Bölümünü birincilikle bitirerek önemli bir başarıya imza attı.
Dalya Toktaş, eğitim hayatını ve aile yaşantısını birlikte sürdürmenin gururunu taşıdığını ifade etti. “Uzun yıllar Almanya’da yaşadık. Türkiye’ye döndükten sonra babam çobanlık yapmaya devam etti. Biz de hem ona destek olduk hem aile işimize katkıda bulundum; ayrıca üniversite eğitimimi de ihmal etmedim. Bölüm birincisi olmak benim için büyük bir sevinç kaynağı. Bu başarımı aileme ithaf ediyorum” şeklinde konuştu.
"Koyunları otlatırken bile yabancı dillerde sohbet ediyoruz."
Baba Hamza Toktaş, çocuklarının eğitimli ve çalışkan bireyler olarak yetişmelerinden büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirdi. Toktaş, "Almanya'dan döndükten sonra doğaya ve üretime yöneldik. Çobanlık, bizim için sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı. Kızlarım, hem hayvanlarımıza bakıyor hem de eğitimlerine devam ediyor. Dalya'nın üniversiteden birincilikle mezun olması bizi son derece memnun etti. Emeklerinin karşılığını aldı. Koyunlarımızı otlatırken bile İngilizce ve Almanca dilinde konuşuyoruz.
Bu, hem dillerini unutmamaları hem de kültürel birikimlerini korumaları açısından harika bir yöntem oldu" şeklinde konuştu.