Web Analytics
24 Haziran 2026, Çarşamba

Denizli Büyükşehir Belediyesi, Çal Bağ Yolu’nda İyileştirme Çalışmalarına Başladı

24.06.2026 16:00 Denizli Haber
0
Denizli Büyükşehir Belediyesi, Çal Bağ Yolu’nda İyileştirme Çalışmalarına Başladı

Çal Bağ Yolu’nun Çal Kaymakamlığı ve Denizli Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirdiği Çal Karası Sempozyumu, Çal Gençlik Merkezi’nde yoğun ilgiyle gerçekleştirildi. Katılımcıların salonu doldurduğu sempozyumda, Çal Karası üzümü çeşitli yönleriyle, tarih, bağcılık, önoloji, turizm ve bölgesel kalkınma konularında derinlemesine tartışıldı.

Çal Bağ Yolu öncülüğünde, Çal Kaymakamlığı ve Denizli Büyükşehir Belediyesi‘nin destekleriyle gerçekleştirilen ilk Çal Karası Sempozyumu, Çal Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Gün boyunca salonda yoğun ilgi ile karşılanan sempozyumda, Çal Karası üzümü; tarih, bağcılık, önoloji, turizm ve bölgesel kalkınma gibi çeşitli boyutlarıyla derinlemesine incelendi.

Denizli'nin önemli bağcılık merkezlerinden biri olan Çal, ilk kez kendi yerel üzümü Çal Karası’na yönelik gerçekleştirilmiş kapsamlı bir sempozyuma ev sahipliği yaptı. Akademisyenler, bağcılar, önologlar, turizm profesyonelleri, sektör temsilcileri, yerel halk ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşen Çal Karası Sempozyumu, bölgenin bağcılık tarihi ve gelecekteki potansiyelini gözler önüne seren önemli bir etkinlik haline geldi.

Sempozyumda vurgulanan en önemli mesajlardan biri, Çal Karası’nın yalnızca yerel bir üzüm çeşidi olmanın ötesinde, Çal'ın marka kimliğini temsil eden güçlü bir sembol olarak ele alınması gerektiğiydi. Bölgenin yüksek rakımı, canlı asiditeyi destekleyen iklim yapısı, köklü bağcılık geleneği ve üreticilerin iş birliği kültürü, Çal’ın önoturizm açısından barındırdığı potansiyeli daha belirgin hale getirdi.

Sempozyumun sunumunu Vino-Marketing ve Önoturizm Danışmanı, aynı zamanda Çal Bağ Yolu Marketing Koordinatörü olan Seray Kocaemre yaptı. Etkinliğin yönetimini ise Kuzubağ’ın kurucularından Aslı Kuzu üstlendi. Alanın sınırlı olması nedeniyle etkinliğe yalnızca yaklaşık 130 kişi katılım sağladı; önceden kayıt yaptırmayan Çal Karası meraklıları ise kapıda uzun kuyruklar oluşturdu.

Çal Gençlik Merkezi’ndeki salon gün boyunca tamamen dolarken, katılımcılar Çal Karası’nın geçmişten günümüze kadar uzanan hikayesini konunun uzmanlarından dinleme fırsatını yakaladı.

Çal'dan itibaren üzümün köklü serüveni ortaya konuldu.

Sempozyumun ilk oturumu, Çal'daki bağcılığın tarihi gelişimine odaklandı. Prof. Dr. Celal Şimşek'in moderatörlüğünü üstlendiği oturumda; Prof. Dr. Erim Konakçı, Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu ve Doç. Dr. Ahmet Uhri, üzümün bu bölgedeki kadim köklerini arkeoloji, kültürel tarih, gıda ve bağcılık açılarından inceledi.

Aşağıseyit Höyük'te keşfedilen 3.500 yıllık üzüm çekirdekleri, Ekşi Höyük'ün bölgedeki erken tarım topluluklarına dair sunduğu bilgiler ve Çal'ın Ortaköy Mahallesi'nde bulunan, henüz kazı çalışmalarına başlanmamış olan Dionysos'un şehri Dionysopolis, oturumun öne çıkan konuları arasında yer aldı.

İkinci oturumda Çal Karası, bağcıların perspektifinden irdelendi. Prof. Dr. Ahmet Altındişli’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Doç. Dr. Burçak İşçi, Çal’ın köklü bağcılarından Ömer Ayhancı, Dr. Öğr. Üyesi Aysel Yeşilyurt Er ve Huriye Özener, Çal Karası’nın bağ içindeki durumu, yaşlı bağların korunması, sürdürülebilir bağcılık uygulamaları, üreticilerin karşılaştığı tehditler ve fırsatlar üzerinde durdu.

Küresel iklim değişikliği ile birlikte değişen üretim koşullarına karşı Çal Karası’nın dayanıklılığı, yaşlı bağların ve geleneksel goblet terbiye sisteminin önemi, köylünün katma değerli üretimdeki rolü, klon seleksiyonu çalışmaları ve coğrafi işaret süreçlerinin bölgeye katabileceği değer, panelin önemli başlıkları arasında öne çıktı.

Üçüncü oturumda Çal Karası’nın şarap yapımındaki potansiyeli ele alındı. Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu'nun moderatörlüğünde düzenlenen panelde, danışman şarap uzmanları Semril Zorlu, Işık Gülçubuk, Emre Ademoğlu ve Ar. Gör. Abdullah Özonur, Çal Karası'nın üretim teknikleri, stil çeşitliliği, fenolik özellikleri ve geliştirme alanları bakımından bir değerlendirme gerçekleştirdi. Oturumda, Çal Karası’nın farklı üretim yöntemleri ile kazandığı karakterler ve teknik özellikler sistematik bir biçimde sunuldu.

Ayrıca, Çal Karası’nın yüksek doğal asiditesi ve aromatik esnekliği sayesinde değişik stillere uyum sağlayabilen çok yönlü bir üzüm çeşidi olduğu vurgulandı. Panelde aynı zamanda, Çal Karası’nın renk ve fenolik yapısı, antosiyanin kapasitesi, yıllanma sürecindeki renk değişimi ve zarif yapısının teknik üretim yöntemleriyle nasıl desteklenebileceği değerlendirildi.

Sempozyumun dördüncü ve son oturumunda, Çal Karası’nın bölgeye olan katkıları masaya yatırıldı. Prof. Dr. Hakan Karaca’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Çal Bağ Yolu’nun kurucu üyeleri Asım Altıntaş, Salih Kuzu, Hürriyet Yılmaz ve Halil Kuzu, Çal Karası’nı sadece bir üzüm çeşidi olarak değil; aynı zamanda Çal Bağ Yolu, turizm, şehir markalaşması ve bölgesel kalkınma bağlamında ele aldılar.

Oturumda, Çal Karası’nın bölgenin önoturizm potansiyeline katkısı uluslararası örneklerle birlikte değerlendirilirken, üzümün gelecekteki ekonomik, kültürel ve turistik değerlerine de vurgu yapıldı.

Sempozyumun kapanış kısmında, Çal Bağ Yolu’nun bölge üzerindeki etkileri de dile getirildi. Çal'ın köyleriyle birlikte yaklaşık 18 bin kişilik bir nüfusa sahip olduğu belirtilerek, Çal Bağ Yolu’nun kurulduğu günden itibaren 70 binden fazla ziyaretçi çektiği ve çoğunluğunu kadınların oluşturduğu yaklaşık 4 bin kişinin yaşamına dokunduğu ifade edildi.

Ayrıca, Avrupa Konseyi Kültür Rotaları arasında yer alan Iter Vitis üyeliği ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın tanıtım rotalarında bulunmasıyla Çal Bağ Yolu'nun bölgenin ulusal ve uluslararası görünürlüğüne önemli katkılar sunduğu vurgulandı.

Çal Bağ Yolu deneyimi katılımcılarla bir araya geldi.

Gün boyunca devam eden sempozyumda, katılımcılara öğle yemeğinde yöresel tatlar sunuldu. Sempozyumun ardından Kuzubağ'da, Türkiye'nin çeşitli üreticilerinden gelen Çal Karası örnekleri katılımcılarla bir araya geldi.

Sempozyum çerçevesinde, basın mensupları, davetliler ve konuşmacılar için özel bir Çal Bağ Yolu deneyimi organize edildi. Programın başlangıcında, 1960’larda inşa edilmiş ve genç Türkiye Cumhuriyeti’nin örnek şaraphanelerinden biri olan tarihi üretim alanı, Küp’te ziyaret edildi. Daha sonra, kazı başkanı Prof. Dr. Erim Konakçı rehberliğinde Aşağıseyit Höyük kazı alanı gezildi. Katılımcılar, binlerce yıla yayılan yerleşim katmanları ve bölgede yaşamış toplulukların hikâyelerini büyük bir ilgiyle takip etti.

Programın devamında Ekşi Höyük Kazı Evi ziyaret edildi. Kazı başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu, bölgede yer alan gelişmiş Neolitik toplum yapısına dair kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Çal Bağ Yolu, ilk kez gerçekleştirilen Çal Karası Sempozyumu aracılığıyla, Çal Karası üzümünü akademik camia, sektör profesyonelleri, üreticiler, turizm uzmanları ve yerel halk ile bir araya getirerek bölge için önemli bir etkileşim sağladı.

Sempozyumda elde edilen ortak görüşler, Çal Karası’nın yalnızca korunması gereken bir yerel üzüm olmaktan öte; bilimsel araştırmalar, katma değerli üretim, kültürel miras, gastronomi ve önoturizm perspektifinde gelecek kuşaklara taşınabilecek güçlü bir bölgesel değer olduğunu ortaya koydu.

Çal Bağ Yolu, gelecekte de Çal Karası üzerine gerçekleştirilen projeleri devam ettirmeyi, akademisyenler, sektör uzmanları ve yerel toplumu bir araya getirmeyi, yenilikçi araştırmaları desteklemeyi ve bölgenin bağcılık geleneğini daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor.

Diğer Haberler