Web Analytics
10 Ağustos 2026, Pazartesi

Başkan Uğurlu'dan Enflasyon Mücadelesi Vurgusu: "Kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyle bu süreci sürdürmek kritik!"

23.07.2026 16:31 Denizli Haber
5
Başkan Uğurlu'dan Enflasyon Mücadelesi Vurgusu:

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yüzde 37 seviyesindeki politika faizini değiştirmeme kararını yorumladı. Uğurlu, enflasyonla mücadelede kararlı bir yaklaşım sürdürülmesinin şart olduğunu belirtti. Ayrıca, ihracatçıların rekabet edebilmesi için uygun finansman imkanlarının sağlanmasının kritik olduğunu vurguladı.

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakma kararını yorumlayarak, enflasyonla mücadelede kararlılığın devam etmesi gerektiğinin altını çizdi. Uğurlu, ihracatçıların rekabet edebilmesi için düşük maliyetli finansmana ulaşımın kolaylaştırılmasının son derece önemli olduğunu dile getirdi.

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun temmuz ayındaki toplantısında politika faizini yüzde 37 düzeyinde koruma kararıyla ilgili görüşlerini aktardı.

Enflasyonla savaşımda ortak sorumluluk ve uyum büyük bir önem arz ediyor.

DENİB Başkanı Osman Uğurlu, yaptığı açıklamada, "TCMB Para Politikası Kurulu'nun temmuz ayı toplantısı bugün yapıldı. Piyasalardaki genel beklenti, politika faizinin mevcut seviyede tutulması ve herhangi bir faiz indiriminin Eylül-Ekim dönemine erteleneceği yönündeydi. Merkez Bankası da bu beklentilere uygun bir karar alarak politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı.

Böylelikle ocak ayında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilmiş olan politika faizi, dördüncü kez üst üste aynı seviyede kalmış oldu." ifadelerini kullandı.

Enflasyonla mücadelede kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyla kararlı bir şekilde devam edilmesi son derece önemlidir. Kalıcı bir enflasyon iyileşmesi sağlandığında, para politikasında yaşanacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana daha kolay erişimini sağlayacak önlemlerle desteklenmesini umuyoruz." şeklinde konuştu.

Üretim ve ihracat faaliyetlerine yönelik finansman kaynaklarının teşvik edilmesi gerekmektedir.

Uğurlu, ihracatçıların finansmana ulaşımında yaşanan zorlukların hafifletilmesine yönelik umutlarını da ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:

Bu çerçevede, ihracatçı firmalara sunulan kredi limitlerinin tekrar değerlendirilmesi, ticari krediye erişimin kolaylaştırılması, Eximbank kaynaklarının artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin bir şekilde kullandırılması, üretim, yatırım ve ihracatımıza önemli kazanımlar sağlayacaktır. İhracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet avantajını sürdürebilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman seçeneklerinin güçlendirilmesinin büyük bir öneme sahip olduğunu belirtmek istiyorum.

Enflasyon kalıcı bir şekilde kontrol altına alınmadan sanayide, üretimde ve ihracatta güçlü bir rekabet gücü kazanmak zor görünüyor. Fiyat istikrarı, yatırım, öngörülebilirlik ve sürdürülebilir büyümenin en temel unsurlarından biridir. Enflasyonun sürekli olarak düşmesiyle, üretim kapasitemizin artacağına, ihracatımızın daha rekabetçi bir seviyeye yükseleceğine ve ülkemizin ekonomik potansiyelinin çok daha etkili bir biçimde ortaya çıkacağına inanıyorum.

Güçlü bir üretim, güçlü bir ihracat ve güçlü bir Türkiye için yol kalıcı fiyat istikrarından geçiyor.

Kalıcı fiyat istikrarı ile uygun finansman konuları, birlikte değerlendirilmelidir.

Yüksek finansman maliyetlerinin gerçek sektör üzerindeki etkileriyle ilgili olarak Uğurlu, şu açıklamalarda bulundu:

İhracatçılarımız, sadece uluslararası pazarlardaki rekabet koşullarıyla değil, aynı zamanda artan finansman maliyetleriyle de mücadele etmek zorunda kalıyor. Pazartesi günü kamuoyuna duyurulan İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri, mevcut ekonomik durumun reel sektör üzerindeki etkilerini net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Sanayicilerin elde ettiği faaliyet kârlarının yaklaşık %87'si finansman giderlerine ayrılırken, işletmelerin yatırım, üretim, teknoloji ve ihracata aktarabilecekleri kaynakların büyük bir kısmını finansman maliyetleri için kullanmak zorunda kaldıkları görülüyor. Finansman giderlerinin ulaştığı düzeyler, elde edilen kârın önemli ölçüde bu maliyetler tarafından tüketildiğini ortaya koyuyor.

Bu durum, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesi, yatırım iştahı ve uluslararası rekabet gücü üzerindeki olumsuz etkisini somut verilerle göstermektedir.

Küresel düzeyde rekabetin sürdüğü ortamda, finansmana ulaşım büyük bir önem arz ediyor.

Küresel ekonomi üzerindeki artan belirsizlikler ve rekabetin yoğunlaşması dolayısıyla ihracatçıların desteklenmesi gerektiğini dile getiren Uğurlu, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:

Küresel ekonomik ortamda jeopolitik olayların yarattığı belirsizlikler artarken, uluslararası rekabetin gün geçtikçe daha da yoğunlaştığı bir süreçte, yüksek finansman maliyetleri işletme sermayesini, yatırım kararlarını ve firmalarımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu bağlamda, enflasyonla mücadele devam ederken, ihracatçının uygun koşullarda finansmana erişimini kolaylaştıracak mekanizmaların güçlendirilmesi son derece önemlidir.

İhracatçılarımız, mevcut küresel zorluklara rağmen üretim yapmaya, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyorlar. Bu başarıyı sürdürebilmek için, enflasyonun kalıcı bir şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor.

Enflasyonda kalıcı bir iyileşmenin sağlanması ve fiyat istikrarıyla üretim ve ihracatı destekleyen politikaların bir arada yürütülmesi, para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyecek bir zemin oluşturacağına inanıyorum.

Diğer Haberler