DSO Başkanı Kasapoğlu'ndan önemli açıklama: "Tekstili kötülemek, sorunun gerçek boyutunu kavrayamamaktır"
Reel ve finans sektörleri arasında iş birliğini artırmak amacıyla düzenlenen toplantı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu'nun öncülüğünde Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler'de yapıldı. Söz konusu etkinliğe Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Türkiye Halk Bankası Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil ve çeşitli oda başkanları ile iş dünyası temsilcileri katıldı.
Reel Sektör ve Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu'nun ev sahipliğinde, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Türkiye Halk Bankası Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil’in yanı sıra oda ve borsa yönetim kurulu başkanları ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla Ankara'daki TOBB İkiz Kuleler'de yapıldı.
Toplantıya katılan Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, finans sektörü temsilcilerine sanayicilerin finansmana ulaşımında karşılaştıkları zorlukları dile getirirken; tekstil sektörünün bankacılık sistemi karşısındaki durumunu, ticari kredilerdeki büyüme sınırlarını ve banka masrafları ile komisyonları hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Hisarcıklıoğlu: "Hiçbir ülke, firmalarını boğarak sanayisini koruyamaz."
Toplantının başlangıcında konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, dünyanın önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine, serbest ticaret döneminin etkili bir şekilde sona ermekte olduğuna ve ülkelerin kendi sanayilerini ile üreticilerini korumaya yönelik yaklaşımını güçlendirdiğine dikkat çekti. Ticaretin sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıkarak güç ve güvenlik meselesi haline geldiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, üretim kapasitesinin ülkelerin en değerli hazineleri arasında yer aldığını vurguladı.
Firmaların ulusal bir servet olduğunu ve zorlu zamanlarda korunmaları gerektiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Böyle bir ortamda, firmalarını zor durumda bırakan hiçbir ülke sanayisini koruyamaz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duyurduğu 1 trilyon liralık yeni imalat sanayi yatırım paketini yorumlayan Hisarcıklıoğlu, bu paketin reel sektörün taleplerinin dikkate alındığını gösteren somut bir kanıt olduğunu belirtti.
İş dünyasının enflasyonla mücadele programına verdiği desteği ön plana çıkaran Hisarcıklıoğlu, reel sektörün bu dönemde en büyük sorunlarından birinin finansmana erişim olduğunu belirtti. Kredi faiz oranlarının uzun süredir yüksek seviyelerde seyretmesine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, komisyon, masraf ve dosya ücretlerinin de işin içine dahil edilmesiyle firmaların gerçek finansman maliyetinin ilan edilen faiz oranlarını aştığını ifade etti.
"Kayseri’deki mobilyacım, Denizli’deki tekstilcim bana bunları aktarıyor" diyen Hisarcıklıoğlu, finansmana erişim konusunda yaşanan zorluklardan özellikle KOBİ'lerin daha fazla etkilendiğini vurguladı.
Kasapoğlu: "Bu, yalnızca tekstil sektörünün değil, genel imalat sanayisinin bir krizidir."
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu'nun değerlendirmelerinin ardından söz alan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli sanayisinin ve reel sektörün finansmana ulaşmasında karşılaştığı zorlukları bankaların genel müdürlerine iletti.
Son zamanlarda tekstil sektörünün bankacılık sistemi açısından olumsuz bir şekilde ayrıştığını vurgulayan Kasapoğlu, mevcut ekonomik durumun sadece tekstil sektörüne özgü bir kriz olarak görülmesinin yanıltıcı olduğunu belirtti. Kasapoğlu, "Bugün karşılaştığımız sorun sadece tekstilin değil, imalat sanayisinin geneliyle ilgili bir krizdir. Tekstil sektörünü bu durumu değerlendirirken dışarıda bırakmak, içinde bulunduğumuz süreci eksik anlamaktır" ifadelerini kullandı.
Tekstil sektörünün Türkiye'nin üretim, ihracat ve istihdam potansiyeli bakımından taşıdığı önemi vurgulayan Kasapoğlu, bu sektörün üretim yeteneğini ve uluslararası pazarlardaki birikimini sürdürebildiğini belirtti. Kasapoğlu, "Tekstil sektörümüzü oluşturan üretim kültürü, girişimcilik yetenekleri ve pazar bilgisi kaybolmamıştır. Rekabet koşulları düzeldiğinde tekstil sektörünün yeniden güçlü günlerine döneceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.
"Kredi büyüme limitleri, sanayinin faaliyet alanını kısıtlıyor."
Reel sektörün finansmana ulaşmasında kredi büyüme limitlerinin önemli bir problem haline geldiğini ifade eden Kasapoğlu, üretim yapan firmaların işletme sermayesi ihtiyaçlarının mevcut finansman koşullarında giderek çoğaldığını vurguladı.
Krediye ulaşımda meydana gelen kısıtlamaların, şirketlerin sadece yeni yatırımlarını değil, aynı zamanda mevcut üretimlerini devam ettirme yeteneklerini de olumsuz yönde etkilediğini belirten Kasapoğlu, bankacılık sisteminin kredi politikalarında üretim gerçekleştiren işletmelerin şartlarının daha etkin bir şekilde dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Banka masraf ve komisyonlarının sanayiciler için giderek artan bir finansman maliyeti haline geldiğini vurgulayan Kasapoğlu, özellikle ihracatçı şirketlerin Eximbank kredilerine ulaşım süreçlerinde karşılaştıkları teminat mektubu masraflarının önemine dikkat çekti. Kasapoğlu, "Finansmanın maliyetini sadece faiz oranları üzerinden değerlendiremeyiz. Banka masrafları ve komisyonlar, bazı durumlarda artık sanayicinin karşılayamayacağı düzeylere ulaşmaktadır.
Özellikle Eximbank kredisi talep eden firmalarımızın, teminat mektupları için karşılaştıkları masraflar oldukça yüksek seviyededir" ifadelerini kullandı.