Milli Eğitim Bakanı Tekin, Ecevit Döneminin Mektuplarıyla Yeni ve Eski Türkiye'yi Karşılaştırdı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bülent Ecevit döneminde Cumhuriyetin 100. yılı için bakanlığa ulaşan tarihi mektupları inceleyerek eski ve yeni Türkiye'yi karşılaştırdı. Tekin, "O dönemdeki öğretmenler, okullarda farelerin dolaşmadığı ve sadece bir bilgisayarın bulunduğu sınıfları hayal ediyordu. Bu mektuplar, eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki farkları net bir şekilde gösteriyor." ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetin 100. yılı dolayısıyla Bülent Ecevit dönemi sırasında bakanlığa ulaştırılan tarihi mektuplar üzerinden eski ve yeni Türkiye'yi değerlendiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "O dönem öğretmenler, okullarda farelerin cirit atmadığı ve sadece bir adet bilgisayarın olduğu sınıfları hayal ediyordu. Eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki farklılıkları bu mektuplar açık bir şekilde gözler önüne seriyor" ifadelerini kullandı.
Denizli'de AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısına katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, parti üyeleriyle bir araya geldi. Bakan Tekin, AK Parti döneminde gerçekleştirilen hizmetlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirildiğini belirterek, "Allah Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Eğer Cumhurbaşkanımız bu hizmetleri gerçekleştirebiliyorsa, bizler de bu hizmetleri yapabiliyorsak, arkamızda dimdik duran ve heyecan dolu bu teşkilatın payı var.
Hakkınızı helal edin, Allah hepinizden razı olsun. Eğer bazı şeyleri başarabiliyorsak, eğer hizmetlerimizi gerçekleştirebiliyorsak, kamu malını vatana ve millete hizmet için kullanıyorsak; baklava kutularında para taşıyan belediye başkanları değil, millete hizmet tutkusu ile çalışan belediye başkanlarına sahipsek, işte bu teşkilatın payı bulunmaktadır" şeklinde konuştu.
"Muhafazakâr Anadolu halkına 'Çok dürüstsünüz, siyasete karışmayın' denildi."
Bakan Tekin, muhafazakar bireylerin uzun süre siyasetten uzak tutulduğuna dikkat çekti ve "Siyasetin, dürüstlük temelinde inşa edilmiş bir ilişki olduğuna inanıyorum. Unutmayın ki 1970’li yıllarda Yeşilçam filmlerinde siyaset, genellikle ahlaki sorumluluk taşımayan ve karakterleri zayıf olan kişilerin etkin olduğu bir alan olarak tasvir edildi. Muhafazakar Anadolu insanlarına ‘Siz çok dürüstsünüz, siyasete girmeyin, siyasetin dışında kalın’ denildi. Bu mesaj bilinçaltımıza işlendi.
Ardından siyasete adım atmaya başladığımızda, bu kez de her on yılda bir darbelerle yolumuz kesilmeye çalışıldı. Darbelerle engellenmek istenen hedefler vardı. 2001 yılında Cumhurbaşkanımız, ‘Artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ dedi" ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Başbakan Bülent Ecevit döneminde cumhuriyetin 100. yılı için gönderilen mektupları gün yüzüne çıkardı. Ecevit'in başlattığı "Cumhuriyetin 100. yılında nasıl bir Türkiye bekliyorsunuz?" projesi çerçevesinde, 23 yıl önce öğretmenler tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'na iletilen mektupları paylaşan Tekin, "Eski Türkiye ile ilgili eğitimle ilgili meseleleri sizlerle paylaşmak isterim. Eski Türkiye’de eğitim nasıldı? Bugün nasıl?
Ben bunları anlatırken muhalefet milletvekilleri ve siyasi partiler bana tepki gösteriyor. Benim söylediklerimden dolayı rahatsızlık duyuyorlar. 2023 yılında elime bir dosya geçti. Bu dosya üzerinden anlatıyorum. Peki bu dosya nedir? Merhum Bülent Ecevit Başbakanlığı döneminde, 2002 yılında bir proje başlatıyor. 'Cumhuriyetin 100. yılı yaklaşıyor. Cumhuriyetin 100. yılında nasıl bir Türkiye istiyorsunuz? Herkes mektup yazsın' diyor. Proje, PTT aracılığıyla yürütülüyor.
29 Ekim 2023 tarihinde PTT bu mektupları bana teslim etti. O mektuplar, AK Parti iktidarından önce Türkiye’ye özgü yazılmıştır. O gün eğitim nasıldı? Anlatayım: Bir öğretmenimiz, 100. yıldaki Milli Eğitim Bakanlığına yazdığı mektupta, 'İnşallah Cumhuriyetin 100. yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders yapabilirim' diyor. 2002 yılında bir öğretmenimizin hayali 45-50 kişilik sınıflarda ders verebilmektir. Bugün Denizli'de liselerde sınıf başına düşen öğrenci sayısı 9, ortaokul ve ilkokullarda ise 12-15'tir.
Bir başka öğretmenimiz ise, 'İnşallah Cumhuriyetin 100. yılında koridorlarında farelerin cirit atmadığı bir okulum olur' diyor. Arkadaşlar, bütün inşaatlarımız 1. sınıf kalitede. Doğalgaz ve diğer ihtiyaçları tamamen karşılanmış durumda. Bunu sizler başardınız. Allah hepinizden razı olsun. Bir başka öğretmenimiz, 'İnşallah Cumhuriyetin 100. yılında ben çocuklarımı tuvalet ihtiyacını gidermek için okul dışına göndermek zorunda kalmam' diyor. 22-23 yıl önce okullarımız nasıldı? Şimdi nasıl?
Bu yüzden eski Türkiye’yi sık sık hatırlamak gerekiyor. Mesela başka bir öğretmenimiz, 'İnşallah Cumhuriyetin 100. yılında okulumuzda bir tane bilgisayar olur' diyor. Günümüzde 65 bin okulumuzun tamamı internet erişim hattıyla birbirine bağlı. Bu okulların hepsinde ücretsiz internet hizmeti sunuyoruz. 65 bin okulumuzdaki 650 bin sınıfın tamamında büyük bir bilgisayar işlevi görebilen akıllı tahtalar mevcut. Öğretmenimizin hayal ettiği neydi? Biz neyi başardık?
Eski Türkiye nasıl bir yerdir, şimdi nasıl bir Türkiye var? Bunlar, AK Parti ailesinin Cumhurbaşkanımıza verdiği destek ve bu sayede gerçekleştirdiğimiz yatırımların sonucunda ulaştığımız bir noktadır" ifadesini kullandı.
"Sizi eleştirecekler zira tüm muhalefeti çırak durumuna düşürdünüz."
CHP'li belediyelerin yalnızca tartışma yarattığını ve dedikodu peşinde koştuklarını ifade eden AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, "Sizin müsteşarlığınız döneminde başlattığınız, bakanlığınız döneminde oldukça geliştirdiğiniz Mesleki Eğitim Merkezlerimiz (MESEM) var. Bunun değeri en çok Denizli tarafından anlaşılır. Çünkü Denizli, bir üretim şehridir ve aynı zamanda bir istihdam şehridir. Biz asla ara eleman demiyoruz. Bizim terminolojimiz farklı; biz çırak, kalfa ve usta diyoruz.
Bu şehir gelecek on yıl içinde çırakların, kalfaların ve ustaların üzerine inşa edilecek. Bu nedenle MESEM ile ilgili sizlere teşekkür ederiz. Muhalefet sürekli eleştiriyor; iş kazaları ve çeşitli bahaneler öne sürüyorlar. Ama inanın ki, Denizli teşkilatı olarak biz sizin yanınızdayız. Her zaman sizinle birlikteyiz. Sizi eleştirecekler, çünkü MESEM projesi ile birlikte bütün muhalefeti çırak konumuna düşürdünüz. Bu yüzden sizlere çok teşekkür ederiz. 2024 seçimlerinden bu yana iki yıldan fazla bir süre geçti.
Şu anda yalnızca üç ilçede belediyede hizmet sunuyoruz. Geri kalan neredeyse tüm belediyeler CHP'li. Maalesef son iki yıldır Denizli'mizde hiçbir şey yapılmadı. Bu belediyelerin hiçbir projesi yok, hiçbir planları yok. En önemlisi, bir şey yapma niyetleri de yok. Bu nedenle, AK Parti teşkilatı olarak durmadan çalışmalıyız. CHP'li belediyeler ne yapıyor? Sadece ayda bir kez toplanıp dedikodu yapıyor, tartışma yaratıyorlar; başka bir şey yok.
Sonra bir ay hareketsiz kalıyorlar ve tekrar polemik üretiyorlar" şeklinde konuştu.