Web Analytics
25 Ağustos 2026, Salı

Denizli'nin İhracatı, Aylık 500 Milyon Dolar Eşiğine Yaklaşıyor

04.08.2026 14:02 Denizli Haber
1
Denizli'nin İhracatı, Aylık 500 Milyon Dolar Eşiğine Yaklaşıyor

DENİZLİ (İHA) – Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, temmuz ayında kentin ihracatında kaydedilen %18,1 artışla 484 milyon dolara ulaşıldığını duyurdu. Uğurlu, "Denizli’nin aylık ihracatı artık 500 milyon dolarlık eşiği zorluyor" ifadelerini kullandı.

DENİZLİ (İHA) – Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, temmuz ayında Denizli'nin ihracatının yüzde 18,1 artışla 484 milyon dolara ulaşmasıyla ilgili olarak, "Denizli ihracatı aylık bazda 500 milyon dolar seviyesine yaklaştı" ifadelerini kullandı.

Temmuz ayı ihracat verilerini değerlendiren Başkan Osman Uğurlu, "Temmuz ayı ihracat rakamları açıklandı. Ülkemizin ihracatı, Temmuz ayında yüzde 2,9 artışla 25,6 milyar dolar düzeyine ulaştı. TİM'in duyurduğu Denizli ihracatı, Temmuz'da yüzde 18,1 artış göstererek 484 milyon dolar oldu. Denizli İhracatçılar Birliği tarafından kayda geçirilen ihracat ise yüzde 21,9’luk bir artışla 376 milyon dolara çıktı. Temmuz ayında ve Ocak-Temmuz döneminde ülke genelinde 8'inci sıramızı korumaya devam ediyoruz.

Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre iş günü sayısının aynı olmasına rağmen ihracatımızda kaydedilen artışı, Denizlili ihracatçılarımızın küresel ekonomideki zorluklara rağmen üretim ve ihracat kararlılığını sürdürdüğünü göstermesi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz. Ocak-Temmuz döneminde Denizli'nin ihracatı ise yüzde 8,8 artışla 2 milyar 930 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Küresel ölçekte yaşanan tüm belirsizliklere ve yoğun rekabet baskısına rağmen kazandığımız bu başarıyla yıl sonu hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Yılın geri kalan kısmında, ihracatçılarımızın performansıyla bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz.

Temmuz ayında şehrimizin tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 14 artarak 135 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatı yüzde 33 artışla 130 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatı yüzde 15 artışla 72 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 30 artışla 32 milyon dolar ve madencilik ihracatı ise yüzde 15 artışla 31 milyon dolar oldu. Temmuzda, Denizli tüm ana sektörlerde ihracat artışı sağladı ve güçlü bir performans sergiledi.

Özellikle elektrik-elektronik sektöründeki yüzde 33 ve tarım sektöründeki yüzde 30'lük artışlar dikkat çekmektedir. Bir diğer önemli gelişme ise; Ocak-Temmuz döneminde Türkiye genelinde tekstil ve konfeksiyon ihracatında daralma devam ederken, Denizli'nin sınırlı bir büyüme gerçekleştirmesi, ilimizin sektör bazında ülke ortalamasından pozitif şekilde ayrıştığını göstermektedir.

Bu durum, Denizlili ihracatçılarımızın zorlu küresel piyasa koşullarına hızlıca uyum sağladığını, pazar çeşitliliği ve yüksek üretim kapasitesi sayesinde rekabet gücünü koruduğunu ortaya koyuyor." şeklinde konuştu.

Zirvenin İlk Sırasında Yine İngiltere Bulunuyor

En fazla ihracat yapılan ülkeler ve sektörler hakkında bilgi veren Uğurlu, "Temmuz ayında ilimizden yapılan ihracatın en büyük kısmı İngiltere’ye gerçekleştirildi ve bu ihracat, yüzde 31 artışla 82 milyon dolar olarak kaydedildi.

İkinci sıradaki ABD’ye ihracatımız ise yüzde 2,9 düşüşle 45 milyon dolar, üçüncü sıradaki Almanya’ya ihracatımız yüzde 10 artarak 37 milyon dolar, dördüncü sırada yer alan İtalya’ya ise yüzde 36 artışla 36 milyon dolar, beşinci sıradaki Hollanda’ya ihracatımız da yine yüzde 36 artışla 25 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. 1 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemelerle, 31 Temmuz 2026’da sona ermesi beklenen Döviz Dönüşüm Destek Programı’nın süresi 31 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı.

İhracatçılarımıza döviz kurlarında istikrar, maliyet yönetimi ve nakit akışı açısından önemli katkılar sağlayan bu desteğin uzatılmasını memnuniyetle karşılıyor, bu kararda emeği geçen tüm kurumlar ve paydaşlara teşekkür ediyoruz. Yeni tebliğ ile döviz almama taahhüdü yerini döviz pozisyonu esasına bırakıyor. Ayrıca firmaların sağladığı katma değer göz önünde bulundurularak, destek kapsamındaki döviz tutarlarına üst limitler belirlenebilecek.

Aracılı ihracata yönelik yeni uygulamalar devreye alınırken, denetim ve kontrol mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor. Finansmana erişimin zorlaştığı ve uluslararası pazarlarda rekabet şartlarının giderek ağırlaştığı bu dönemde, ihracatçılarımıza sağlanan %3 oranındaki döviz dönüşüm desteğinin 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmasını önemsiyoruz.

Ayrıca, destek sisteminin daha etkin ve hedef odaklı hale dönüşmesini sağlayacak yeni düzenlemelerin ihracatçılarımız tarafından dikkatle izlenmesi gerektiğine inanıyoruz. 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek uygulamaya dair detaylar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanacak usul ve esaslarla netleşecek ve süreç netleştikçe üyelerimizi bilgilendirmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

ABD Gümrük Tarifeleriyle İlgili Yeni Bir Karar Aldı

Başkan Uğurlu, ABD'nin 24 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla 60 ticaret ortağını kapsayan yeni gümrük tarifelerini uygulamaya koyduğunu açıkladı. Yeni düzenleme çerçevesinde, Türkiye’den ABD’ye ihraç edilen ve muafiyet kapsamı dışında kalan ürünler için %12,5 oranında ek gümrük vergisi alınacak. ABD, Denizli'nin yıllık 400 milyon doların üzerinde olan ihracatıyla ve yaklaşık %9’luk pazar payıyla, Türkiye için en önemli pazarlarından biri olmaya devam ediyor.

Özellikle Hindistan, Pakistan ve Vietnam'ın %10 tarife grubunda yer aldığı, Türkiye'nin ise %12,5 tarife grubuna dahil olması, başta ev tekstili olmak üzere fiyat rekabetinin yoğun olduğu sektörlerde rekabet avantajımızı olumsuz yönde etkileyecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Alınan kararın ürün bazındaki kapsamı ve uygulanacak istisnalara dair detayların önümüzdeki dönemde netleşmesi bekleniyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) %1,78, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise %1,52 oranında arttı. Bu artışlarla birlikte yıllık enflasyon TÜFE'de %31,75, Yİ-ÜFE'de ise %27,83 seviyesine ulaştı. Temmuz ayındaki %1,78’lik aylık enflasyon, beklentilerin altında olsa da yıllık enflasyonun %31,75 seviyesinde kalması, fiyat baskılarının ekonomideki etkisini sürdürdüğünü gösteriyor.

Körfez Ülkeleri'ndeki gerilimin küresel petrol fiyatlarını artırması ve bunun akaryakıt fiyatlarına yansıması nedeniyle, ulaştırma grubu Temmuz ayında enflasyona en yüksek katkıyı sağlayan harcama kategorisi olarak öne çıktı. Aylık enflasyonda önceki dönemlere kıyasla daha ılımlı bir seyir gözlemlense de, yıllık enflasyonun %30’un üzerinde kalması fiyat istikrarının henüz tam olarak sağlanamadığını ve dezenflasyon sürecinin hala zamana ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Üretici enflasyonunun %28 seviyesinde seyretmesi, maliyet baskılarının kısmen azaldığını gösterse de, üretici fiyatlarının tüketici fiyatlarına geçiş etkisi önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Bu nedenle maliyetlerdeki iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, hem fiyatlandırma davranışlarının normalleşmesi hem de reel sektörün planlama yeteneğinin artması açısından önemli bir konu olarak gündemde kalıyor."

Türkiye'nin İmalat PMI endeksi, Temmuz ayında 47,7 seviyesinde ölçüldü.

Başkan Uğurlu, "Haziran ayında 47,1 olan manşet PMI, Temmuz ayında 47,7’ye yükselmiş olmasına rağmen 50,0 eşik değerinin altında kalarak imalat sektöründeki belirgin yavaşlamanın devam ettiğine işaret ediyor" dedi. Uğurlu, "Yeni siparişlerdeki azalma, Haziran'a kıyasla biraz daha yavaş ilerlese de önemli bir şekilde sürdü. Anket katılımcıları, bu azalmayı olumsuz piyasa koşulları ve fiyat baskılarına bağladı.

PMI verilerindeki sınırlı iyileşmeye rağmen endeksin eşik değerin altında kalması, imalat sanayisinde talep koşullarının henüz güç kazanamadığını gösteriyor. Temmuz ayında imalat sektöründe zorlu faaliyet koşulları yaygın şekilde hissedildi. Bu bağlamda, 54,2 ile dikkat çekici bir performans sergileyen giyim ve deri ürünleri sektörü en belirgin istisnayken, elektrikli ve elektronik ürünler sektörü de 52,5 seviyesine çıkarak muhtemel küresel yapay zekâ yatırımlarının etkisiyle yeniden büyüme bölgesine girdi.

Metalik olmayan mineral ürünler grubu da 50,3 değeriyle eşik seviyenin üzerinde yer aldı. Ancak genel bir değerlendirme yapıldığında, kalan 7 sektörün 50 eşik değerinin altında kaldığı ve hala zorlu faaliyet koşullarıyla karşı karşıya olduğu görülmektedir. PMI verileri, birçok sektörde talebin istenilen seviyelere ulaşamadığını ve üretim faaliyetlerinin hala baskı altında devam ettiğini gösteriyor.

Küresel talepteki dalgalanmalar, yüksek finansman maliyetleri ve üretim üzerindeki maliyet baskıları ihracatçı firmalarımızı etkilemekte. İmalat sanayindeki üretim, siparişler ve tedarik süreçlerine dair göstergelerde görülecek iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, ihracat performansının desteklenmesi açısından büyük bir önem taşıyor" şeklinde ifadelerde bulundu.

Merkez Bankası, politika faizini %37 seviyesinde koruma kararı aldı.

Türkiye ve dünya genelinde meydana gelen ekonomik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunan Başkan Uğurlu, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde tutma yönündeki kararı, piyasa beklentileri çerçevesinde ele alındığında, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürdürülmesinin kritik bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz.

Enflasyonda kalıcı bir iyileşme sağlandığında, para politikasındaki normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. ABD Merkez Bankası (FED), Kevin Warsh başkanlığındaki ikinci toplantısında politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bıraktı. Bu karar, Fed’in üst üste beşinci defa politika faizini sabit tutması anlamına geliyor.

Bu toplantı, 2016'dan bu yana politika değişikliği hakkında aynı yönde üç karşı oy verilmiş olan ilk toplantı olarak kaydedildi. 2016'dan itibaren ilk kez politika kararında benzer yönde üç karşı oy kullanılması, Fed üyeleri arasında para politikasının geleceği konusunda görüş farklılıklarının arttığını gösteriyor. FED Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonda kalıcı bir iyileşmenin gerçekleşmesinin zaman alacağına dair vurgusu, faiz indirim sürecinin beklenenden daha temkinli bir şekilde ilerleyebileceğine işaret ediyor.

Bu durum, küresel finansal koşulların bir süre daha sıkı kalabileceği beklentisini artırıyor. Avrupa Merkez Bankası, Temmuz ayında politika faizini yüzde 2,25 seviyesinde sabit tutarken, Euro Bölgesi’nde enflasyonun Haziran ayında düşmesinin etkisiyle temkinli bir duruş sergilediğini değerlendirmekteyiz. ECB, Haziran ayında gerçekleştirdiği toplantıda yaklaşık üç yıl aradan sonra ilk kez mevduat faizini yüzde 2,0’dan yüzde 2,25’e çıkarmıştı.

Son kararında ise enflasyonun Mayıs'taki yüzde 3,2 seviyesinden Haziran’da yüzde 2,8’e gerilemesi ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin yakından izlenmesi dolayısıyla faiz oranında değişiklik yapılmadı. Bunun yanı sıra, enflasyonun hâlâ ECB'nin yüzde 2 hedefine ulaşamamış olması, para politikasında ihtiyatlı bir yaklaşımın sürdürülmesini zorunlu kılıyor. Avrupa’nın Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarından biri olmasından ötürü Euro Bölgesi’ndeki gelişmeleri yakından takip etmekteyiz.

Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, jeopolitik riskler ve Avrupa'daki talep koşulları, ihracatçılarımız açısından önemini korumakta. Avrupa ekonomisinde fiyat istikrarının sağlanması ve ekonomik aktivitenin yeniden toparlanması, ihracatımız için de olumlu bir zemin oluşturacak" ifadelerini kullandı.

Diğer Haberler